-
- Katılım
- 17 Aralık 2025
-
- Mesajlar
- 12.427
-
- Tepkime puanı
- 3
-
- Puan
- 38
Doğu Karadeniz'de meydana gelen heyelanların yalnızca aşırı yağışlar değil, mikro depremlerce tetiklendiği belirlendi. Uzmanlar bölgede yeni bir afet yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Doğu Karadeniz, küresel iklim değişikliği kaynaklı yağış rejimindeki ani değişkenlikle sıkça yaşanan, can ve mal kaybına yol açan, alt ve üst yapıda hasara neden olan heyelan, taşkın ve sellerin yanı sıra deprem riskiyle de gündeme geliyor.
Kıyı şeridindeki mikrodeprem hareketliliğine, uydu verileriyle tespit edilen zemin deformasyonuna ve Artvin'in Arhavi ilçesindeki heyelan sahasında devam eden risklere dikkat çeken Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki heyelanları yağışlar kadar depremlerin de tetiklediğini belirtti.
Bektaş, yamaçların güvenli hale getirilmesi için kapsamlı mühendislik çalışmalarının vakit kaybetmeden yapılması gerektiğini vurguladı.
"EZBER BOZAN HEYELAN" YENİDEN GÜNDEMDE
Bölge son yıllarda can kayıplarının yaşandığı heyelan olaylarıyla gündeme geliyor. Bu yıl 8 Ekim günü meydana gelen heyelanda bir kişi yaşamını yitirdi. Karadeniz Sahil Yolu'nun da geçtiği aynı bölgede 2024 yılında meydana gelen heyelanda ise dört kişi ölmüştü.
O dönem uzmanlar bu heyelan için "Ezber bozan bir heyelan." değerlendirmesini yapmıştı. Bektaş da 2024'te meydana gelen heyelana dikkat çekti.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi'nin deprem verilerine göre, bölgede mikro deprem aktivitesi olduğunu söyleyen Bektaş, depremlerin yamaçların stabilitesi ve duraylılığını bozabileceğini kaydetti.
Doğu Karadeniz'in Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesi olduğunu belirten Bektaş, "Heyelanların oluşmasındaki en önemli faktör yağıştır ancak heyelanların oluşumunda yağışlar kadar depremler de son derece etkilidir." ifadelerini kullandı.
DEPREMDEN BİRKAÇ GÜN SONRA HEYELAN OLDU
Dört kişinin öldüğü heyelan olayından bir süre önce Rize'de meydana gelen 4,7 büyüklüğündeki depremi anımsatan Prof. Dr. Bektaş, şöyle devam etti:
"- Hem yağışlı hem de yağışsız bir dönemde deprem ile heyelanın doğrudan ilişikli olduğu ortaya çıkardı. Depremden 4-5 gün sonra Rize'de bir heyelan yaşandı. Bu heyelan depremin şiddet alanı içerisindeydi.
- Hem depremin hem de yağışın etkisi vardı. Birkaç gün sonra Arhavi’de devasa ve ölümle sonuçlanan heyelanın yağışla ilgisi yoktu. 15 gün öncesinde ve 15 gün sonrasın da hiç yağış olmadı, büyük kütle kara yolunu kapadı, dört kişiyi öldürdü. Dağ, denize doğru kaydı."
"YENİ BİR FELAKET GELME OLASILIĞI VAR"
Verilere göre Arhavi’deki heyelan riskinin devam ettiğini söyleyen Bektaş, gerekli önlemlerin alınmasını vurguladı. "Elimizdeki jeolojik ve jeofizik veriler, bölgenin denize doğru sürekli olarak çöktüğünü gösteriyor." diyen Bektaş, tehlikenin sürdüğüne dikkat çekti.
"Kayan devasa kütlenin arkasında yeni bir kütle daha var. Bu kayabilir." diyen Prof. Dr. Bektaş, şöyle devam etti:
"- Güney batıdaki bir kütle yılda 6 santimetrelik bir hareketle kuzeye doğru hareket ediyor. Bölgede aynı olaylar yaşanabilir. TIR’ların, kamyonların geçtiği transit bir yol. Burada bu felaketler yeniden yaşanabilir. Bunlar basit kaya düşmeleri değil, bunlar dağ şeklindeki yamaçların kaymasıdır. Basit önlemler alınmamalıdır.
- Uydu fotoğrafları ve arazi ölçümleri yapıldıktan sonra hareketin esas mekanizması anlaşıldıktan sonra güzergahta mühendislik önemleri alınması gerekiyor. Sonuç olarak 2024 yılında yaşanan felaketin ardından yeni bir felaketin gelme olasılığı var. Bölgede sismik aktivitenin devam ettiğini zaten biliyoruz.
- Kıyı bölgesi aktif tektoniği, depremselliği olan yerdir. Heyelanların ana nedeni yağışlar olduğu kadar, aktif tektoniği ve mikro depremleri de bölgede son derece önemli rol oynuyor. Bu gerçekler dikkate alınarak mühendislik çalışmaları yapılmalıdır."